Depresyonu Yenmek...

Depresyonu Yenmek...

Yaşamın günlük akışı içerisinde beklenmedik durumlar deneyimlediğimiz gibi duygusal dünyamızda da benzeri şekilde dalgalanmalar ve değişikler olur.

Üzüntü, moral bozukluğu ve günlük etkinliklere karşı ilgi veya zevk kaybı, hepimiz için tanıdık durumlardır ancak yaşanılan şeye depresyon denilebilmesi için belirli tanı ölçütlerini karşılaması, belirli bir süre devam etmesi ve işlevselliğimizi önemli ölçüde etkilemesi gereklidir çünkü depresyon, olağan duygusal dalgalanmalardan ve günlük yaşamdaki zorluklara verilen kısa süreli duygusal tepkilerden farklıdır.

Bu noktada vurgulamamız gereken en önemli şey “her can sıkıntısı ya da karamsarlık hali depresyon değildir”. Depresyon, karamsarlık, çaresizlik ve çöküntü halinin belirli bir süre devam etmesi ve gündelik yaşamımızın aksayacağı düzeyde işlevselliğimizin bozulması durumudur.

Özellikle orta ya da şiddetli (majör) depresyon ciddi bir sağlık sorunu haline gelebilir. Etkilenen kişinin büyük ölçüde acı çekmesine ve iş yaşamında, okulda ve ailede yetersiz çalışmasına neden olabilir. Aynı şey tekrarlayan depresif durumlar için de geçerlidir.

Önemli bir nokta; nasıl ki “Bir şey olsun hemencecik depresyona giriyorum” doğru bir bakış açısı değilse “Ben hayatta depresyona filan girmem” de gerçekçi bir bakış açısı değildir. Çünkü depresyon oldukça yaygın bir ruhsal bozukluktur. Dünya sağlık örgütüne göre dünya genelindeki tüm yetişkinlerin yaklaşık %5,0’inin yetişkinliklerinin bir döneminde depresyonu deneyimlemektedir ki bu oran da yaklaşık 300 milyon kişiye denk gelmektedir.

İstatistiksel olarak bakıldığında kadınlar erkeklere oranla depresyondan daha fazla etkilenir.

Depresyon genellikle 20’li yaşlardan sonra görülse de ergenlik depresyonu da sıkça karşılaşılan bir durumdur.

Bir depresif dönem sırasında, kişi en az iki hafta boyunca neredeyse her gün, günün büyük bir bölümünde depresif bir ruh hali (üzgün, sinirli, boş hissetmek) veya etkinliklerden zevk veya ilgi kaybı yaşar. Zayıf konsantrasyon, aşırı suçluluk veya düşük öz-değer, gelecekle ilgili umutsuzluk, ölüm veya intihar düşünceleri, uyku bozukluğu, iştah veya kilo değişiklikleri ve özellikle yorgun veya düşük hissetme gibi başka belirtiler de mevcuttur.

Bizimki gibi bazı kültürlerde, insanlar ruh hallerindeki değişiklikleri bedensel belirtiler (örneğin ağrı, yorgunluk, halsizlik) şeklinde daha kolay ifade edebilirler. Ancak bu fiziksel belirtiler başka bir tıbbi duruma bağlı olmayabilir.

Bir depresif dönem sırasında, kişi kişisel, ailevi, sosyal, eğitimsel, mesleki ve/veya diğer önemli işlevsellik alanlarında önemli zorluklar yaşar.

Bir depresif dönem, semptomların sayısı ve şiddetine ve bireyin işlevselliği üzerindeki etkisine bağlı olarak hafif, orta veya şiddetli olarak kategorize edilebilir.

Depresyon doğrudan ölüme neden olmaz ancak kişiyi intihara sürükleyebilir.

Depresyonun; sosyal, psikolojik ve biyolojik etkenlerin karmaşık etkileşiminden kaynaklandığını biliyoruz. Uzun sureli işsizlik, travmatik olaylar, yas gibi olumsuz yaşam olayları yaşayan kişilerde depresyon görülmesi olasılığı daha yüksektir. Depresyon daha fazla strese ve işlev bozukluğuna yol açabilir ve bu da kişinin yaşam durumunu ya da depresyonun kendisini kötüleştirebilir.

Depresyon ve fiziksel sağlık arasında karşılıklı ilişki vardır. Örneğin, kardiyovasküler hastalıklar depresyona neden olabilir ya da bunun tam tersi depresyon kardiyovasküler hastalıklara yol açabilir.

Ancak bilinmesi gereken en önemli şeylerden biri de hafif, orta ve şiddetli hangi düzeyde olursa olsun depresyon için etkili tedavi yöntemi vardır.

Depresif atakların şiddetine ve modeline bağlı olarak çeşitli psikofarmakolojik ilaçlar önerilebileceği gibi, Davranışsal Aktivasyon, Bilişsel Davranışçı terapi, EMDR terapisi gibi psikoterapi yöntemleri de depresyon tedavisinde oldukça etkilidir.

Biz Harmony Psikoterapi olarak depresyon odaklı tedavi ve terapileri etkili şekilde uyguluyoruz.

Yaşadığınız ya da sizin için değerli olan kişilerin yaşadıkları psikolojik sorunu ile ilgili yardım almak için bize ulaşabilirsiniz.

Sağlıklı günler dileriz.